Hoşgeldiniz, Misafir
Son Ziyaretiniz:
Toplam Mesajınız: 17
 

AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Nietzschecilik Nedir? Nietzschecilik hakkında...

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
Yazar Mesaj
d3rY@
Moderatör
Moderatör
avatar
Cinsiyet: Kadın
---www.acemi.yiz.biz---
Yaş : 26
Kayıt tarihi : 02/07/08
Mesaj Sayısı : 4509
Nereden : evden :D (ank)
Lakap : şeker :P
Kullanıcı profilini gör http://www.acemi.yiz.biz
MesajKonu: Nietzschecilik Nedir? Nietzschecilik hakkında... Salı Tem. 21, 2009 4:31 pm

Nietzschecilik Nedir?

XIX. yüzyılın önemli bir Alman filozofu olan
Nietzsche'nin görüşleri, sosyal psikolojide ele alınan pek çok konuyla yakından
ilgilidir. Ona göre gerçek (reel), ne rasyoneldir, ne de oluşum halindedir.
Gerçek, bireyler tarafından öznel olarak algılanan ve yaşanan bir olgular
zinciridir.



Kendisinde hakikat ya da değerler yoktur. İnsan kendi yaşama arzusundan kaçmak
için din ve inançlar oluşturur. Ancak 'Tanrının Ölümü'yle birlikte insan
yaratıcı ve şair olarak yaşamaya ve kendi kendisini ortaya koymaya mahkum
olmuştur.



OLGUCULUK (POZİTİVİZM)





Felsefede olgularla desteklenen ya da olgularla ilgili verilere dayanan
bilginin tek sağlam bilgi türü olduğu görüşü. Dar anlamıyla August Comte
'un felsefesi için de kullanılır.





Genel çizgileriyle Olguculuk, deney konusu edilebilecek olgularla
ilgili, yani en geniş anlamıyla bilimsel bilginin sağlam bilgi olduğunu
vurgular. Bunun dışında, olgucuların çoğu mantık ve matematik gibi bilgi
türlerinin varlığını kabul eder, ama bunların içeriksiz olduğunu ileri
sürerler. Olguculuğun en temel özelliğiyse, geleneksel felsefe
görüşlerini, olumsuz bir anlam yüküyle "metafizik" olarak niteleyerek
karşı çıkmasıdır. Comte 'dan bu yana "metafizik" nitelemesi insanlığın
geride bıraktığı bir aşamayla ilgili, geçerliliğini yitirmiş, yerini
"pozitif" bilimlere bırakmış bir bilgi türünü çağrıştırır.





Olguculuk tarihsel olarak, Avrupa'da Aydınlanma'nın ve yeniçağ
bilimlerindeki önemli gelişmelerin bir sonucudur; felsefe geleneği
olarak, Eski Yunan Sofistlerine ve 3. yüzyıl Latin düşünürü Sextus
Empiricus 'a değin uzanır. Daha yakın kökleri ise, İngiliz Deneyciliğine
ve Fransız Ansiklopedistleri’ne dayanır. Comte'a göre insanlık tarihinin üç aşamalı zihinsel gelişiminde her
aşama bir öncekine göre daha ileri ve gelişmiştir. İnsanlık başlangıçta
açıklamaların doğaötesi güçlere göre yapıldığı dinsel bir aşamadadır.
Izleyen metafizik aşamada açıklamalar gene olgulardan uzak bazı
kavramlara dayandırılır. Üçüncü aşamada ise insanlar doğru bilginin
gerektirdiği gibi, açıklamak istedikleri olguları gene bu olgulardan
elde ettikleri verilere dayandırmayı öğrenirler; işte bu sonuncusu
pozitif aşamadır. Comte bu süreci bir insanın çocukluktan yetişkinİiğe
geçiş aşamalarına benzetir.



Comte ile yakın ilişkileri olan John Stuart Mill İngiliz Deneycilik
okulunun da etkisiyle Olguculuğun bilgisel ve mantıksal yanlarını
geliştirmeye çalıştı. İngiltere'de Olguculuğun bir başka temsilcisi
olan Herbert Spencer yaklaşımında Darwin 'in evrim kuramına da yer
verdi. Olguculuk bundan sonra daha çok Almanya ve Avusturya'da gelişti.
Viyanalı fizikçi ve düşünür Ernest Mach , İngiliz filozof David Hume
'un görüşlerinden yola çıkarak bütün bilginin dolaysız olarak deney
yoluyla duyu verilerinden elde edilen ö elerden oluştuğunu öne sürdü.
Mach'ın, bilgi kuramlarının değişebildiği, ama temel olguların
değişmediği düşüncesini sonraki birçok olgucu da benimsedi. Alman
düşünür Richard Avenarius ise biyolojik temelli bir bilgi felsefesi
geliştirerek algılanabilir bir nesnenin, algıya açık niteliklerinin
toplamından başka bir şey olmadığını savundu. Şeylerin temelinde yatan
bir töz olduğu düşüncesini eleştirerek Deneycilik ile Olguculuğu
birleştirmeye çalıştı. Olguculuk bu gelişme döneminden sonra, özellikle
de simgesel mantığın hızla yaygınlaşmasının etkisiyle güçlendi. Charles
Sanders Peirce ve William James gibi mantığa da ağırlık veren ABD'li
pragmatistlerin görüşlerindeki yakınlıklar sayesinde daha da
yaygınlaştı. Gerektirdiği mantıksal sistem de Olguculuğa yakınlığı olan
Bertrand Russell gibi birçok düşünür tarafından işlenerek
olgunlaştırıldı.



Bütün bu gelişmeler Mach 'ın etkilerinin sürdüğü Viyana'da, "Viyana
Çevresi" adıyla da bilinen Mantıksal Deneycilik ya da Mantıksal
Olguculuk akımıyla sonuçlandı. Bu akım, özellikle II. Dünya Savaşı
sonrasında Anglosakson ülkelerde çok güçlenerek hemen bütün akademik
felsefe kuruluşlarına egemen oldu. Buna karşılık başta Viyanalı düşünür
Ludwig Wittgenstein olmak üzere, önceleri Olguculuğu benimseyen Karl
Popper ve Thomas S. Kuhn gibi bazı düşünürler getirdikleri temel
eleştirilerle Olguculuğun etkisinin azalmasına neden oldular.



Günümüzde Olguculuk tıpkı Deneycilik gibi, yaygın gücünü büyük ölçüde
yitirmiştir. Bilimsel bilgiye duyulan koşulsuz güven kırılmış, bilim
dışında başka sağlam bilgi yollarının araştırılmasına duyulan ilgi
yeniden canlanmıştır. Olguculuğun günümüz felsefesine kalıcı katkılan
arasında, sağlam ve tutarlı bilgi ülküsü ile bilimsel açıklamaların
ortak bir temelden türetilmesi gereği sayılabilir.
_________________

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Nietzschecilik Nedir? Nietzschecilik hakkında...

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var: Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Acemi Forum Eğitim & Öğretim :: Ödevler & Tezler & Projeler :: Felsefe & Psikoloji -
Powered by phpBB © Acemi Forum
Copyright © 2007 By [-İDLE-] & adegerli33