Hoşgeldiniz, Misafir
Son Ziyaretiniz:
Toplam Mesajınız: 17
 

AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Pragmatizm Nedir? Pragmatizm hakkında...

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
Yazar Mesaj
d3rY@
Moderatör
Moderatör
avatar
Cinsiyet: Kadın
---www.acemi.yiz.biz---
Yaş : 26
Kayıt tarihi : 02/07/08
Mesaj Sayısı : 4509
Nereden : evden :D (ank)
Lakap : şeker :P
Kullanıcı profilini gör http://www.acemi.yiz.biz
MesajKonu: Pragmatizm Nedir? Pragmatizm hakkında... Salı Tem. 21, 2009 4:31 pm

Pragmatizm Nedir?

Pragmacılık, uygulamacılık ve kılgıcılık
deyimleriyle de dile getiriliyor. Kapitalist üretim düzeninin ilk gelişme alanı
olan İngiltere'de John Stuart Mill'in biçimlendirdiği yararcılığın, yeni ve son
gelişme alanı olan Amerika'da Charles Peirce (1839-1914)'in temellerini attığı;
William James (1842-1910)'in geliştirdiği uygulayıcılığı doğurması doğaldır.
Böylelikle, kapitalizmin kendine özgü metafizik felsefesi kurulmuş olmaktadır.



James, aynı adı taşıyan yapıtında pragmatizm sözcüğü için "gerçi bu ad hoşuma
gitmiyor, ama onu böyle adlandırıyorlar, değiştirmek için artık çok geç" diyor.
Yapıtını da yararcı Mill'e şu sözlerle armağan ediyor: "zihnin pragmatik
açıklığını ilk olarak kendisinden öğrendiğim, yaşamış olsaydı liderimiz
olacağını düşünmekten zevk duyduğum John Stuart Mill'in anısına".



Pragmacılık, James'in deyişine göre, bir felsefe olmaktan çok bir metod;
düşünceyi, doğurduğu eyleme göre ölçen bir yöntemdir. Charles Peirce, 1878'de
Popular Science Monthly Dergisi'nde yayınladığı "Fikirlerimizi Aydınlığa
Kavuşturmanın Yolu" başlıklı yazısında şöyle diyordu: "Bir düşüncenin anlamını
açıklamak için onun hangi davranışı doğurduğunu bilmek gerekir. İşte o davranış,
o eylem bizim için düşüncenin ta kendisidir".



William James, yirmi yıl sonra, kimsenin üstünde durmadığı bu sözü bulup ortaya
çıkarmış, felsefesini bu söze dayamıştır. Pragmatik metodda yeni hiçbir şey
yoktur, diyor William James. "Sokrates onun ustasıydı. Aristoteles, metodik
olarak onu kullanmıştı. Locke, Hume, Berkeley onun araçlarını kullanarak gerçeğe
yararlı oldular. Oysa pragmacılığın bu öncüleri, onu ancak parçalar halinde
kullandılar. Onlar sadece giriş yapmışlardı. Pragmacılık metodu günümüze
gelinceye kadar genelleşmemişti, evrensel bir görevin bilincine varamamıştı. Ben
bu göreve inanıyorum, konuşmalarımın sonunda size de bu inancı aşılayabileceğimi
sanıyorum. Herhangi bir yerde bir ayrım meydana getirmeyen bir ayrım hiçbir
yerde var olamaz.".



Felsefenin bütün görevi, bu dünya formülü ya da şu dünya formülünün doğru
olmasının hayatımızın belli anlarında üzerimizde ne gibi bir ayrım doğuracağını
anlamak olmalıdır. Pragmatik metod, her şeyden önce, başka türlü son
verilemeyecek olan metafizik tartışmaların yatıştırılması metodudur.



Dünya tek midir, çok mu? Kadere mi bağlıdır, yoksa hür müdür? Madde midir, ruh
mu? İşte birtakım kavramlar ki dünya için doğru olmaları da kabildir, olmamaları
da. Bu çeşit kavramlar üstündeki tartışmaların sonu gelmez. Böyle hallerde
pragmatik metod, her kavrama, kendisinden değer verilebilecek pratik sonuçlar
çıkarmak suretiyle yorumlamaya çalışır. Bu kavram, öteki kavramdan daha doğru
olsaydı, herhangi bir kimse için pratik bakımdan ne gibi bir ayrılık doğacaktı?



Çıkarılan sonuçlarda pratik hiçbir ayrılık yoksa, her iki düşünce de, pratik
bakımdan, aynı şeye karşılık olmaktadır. Şu halde tartışma yersizdir. Tartışma
yerindeyse, bunun ya da ötekinin doğruluğu halinde pratik bir ayrılığı
görebilmemiz gerekir. Bunun, kabacası şu demektir: Dünya madde olsa ne olacak,
ruh olsa ne olacak? Biri ya da öteki olması pratik bir fayda sağlıyorsa o zaman
başımızın üstünde yeri var.



Nitekim William James, pragmacılık metodunu kullanarak ruhçuluğu seçmektedir.
Çünkü: materyalizm umut kırıcıdır, ruhçuluksa umut, hoşlanma, yaşama isteği
vericidir. Tanrı'ya inanmak insanlar için faydalı bir eylemdir. Bu eylem
insanlara, James'in deyişiyle töresel bir tatil yaptırır.



Ölümlü dünyadaki kötülüklerin Tanrı'da yok olacağı düşüncesi, bizleri sorumluluk
kaygısından kurtarır. İyiliğin, sonunda nasıl olsa galip geleceğine güvenerek
korkumuzu yenebiliriz. Dünya arabasını, yürüdüğü yolda, keyfince gitmeye
bırakarak töresel bir tatil (ahlak tatili) yaparız. İyi ama, gerçek bu mudur
derseniz James'in karşılığı hazırdır: Gerçek, pratik faydası olandır.



Pragmacılık, böylelikle, akılcı sistemlerle görgücü sistemler arasındaki
uzlaşmaz ayrılığı çözdüğü kanısındadır. Aklın verilerini de pragmatik metoda
vurarak hem dinci kalabilecek, hem de olgularla ilgilenebilecektir. Her ikisinde
de pratik faydası bulunduğuna göre, bunları birbirinden ayırmayı
düşünmemektedir. Görgücüler Tanrı düşüncesine, istedikleri kadar "Teşekkür
ederiz, kullanmıyoruz" desinler, pragmacı, pratik fayda bulduğu sürece onu
kullanmakta devam edecektir.



Pragmacılara göre bir düşünce, yaşayışımız için elverişli olduğu sürece
doğrudur. İyidir yerine doğrudur diyebiliriz, çünkü bu iki kavram birbirinin
aynıdır. Doğru sözcüğü, inanç alanında iyi olduğunu ispat eden her şeyin adıdır.
Doğru olan, belirli sebepler dolayısıyla aynı zamanda iyidir. Bizim için neye
inanmak daha iyi olurdu dersek, bu söz şu anlama gelir: Neye inanmak zorundayız?



Bu sorunun karşılığı şudur: İnanılması bizim için daha iyi olan şeye inanmak
zorundayız. Şu halde, bizim için daha iyi olanla, bizim için daha doğru olan
arasında hiçbir başkalık yoktur.



Pragmatik metod, doğruyla iyiyi birleştirmektedir. Bundan şu sonuç çıkıyor:
Erdem, yaşayışımız için elverişli olduğu sürece, pratik fayda sağladiği hallerde
doğrudur. Her şey pratik fayda ölçüsüne vurulmalıdır, her şey pratik faydaya
göre değerlendirilmelidir. Bu açıdan güzeli de doğruyla ya da iyiyle
birleştirerek felsefenin, bilimin, sanatın yetkilerini tek elde, fayda ölçüsüne
vurarak değerlendirmelidir. Çünkü bunların pratik değer ya da değersizlik
bakımından hiçbir ayrılıkları yoktur.



Pragmacılar, soyut düşüncelere, deney öncesi düşüncelere de kendi metodlarını
uyguluyorlar. Onlara göre dogru düşünce, pratikte doğrulanabilen bir düşüncedir.
Bir düşüncenin gerçeği, ona yapışık, hareketsiz bir özellik değildir. Gerçek,
düşüncenin başına gelen birşeydir. Bir düşünce, kafamızda dururken doğru olamaz.
Ancak doğru bir hale gelebilir, olaylar yüzünden doğrulaşır. Onun gerçekliği,
geçer hale girmesiyle olur.



Sonsuz derecede faydalı ya da sonsuz derecede zararlı bir gerçeklikler
dünyasında yaşamaktayız. Dogru düşünce bizler için önemlidir. Bir ormanda
kaybolursanız, açlıktan ölmek üzere bulunursanız, keçi yoluna benzer birşey
görünce, bu yolun sonunda insanların oturduğu bir evi düşünmeniz çok önemlidir.
Burada doğru düşünce faydalıdır, çünkü konusu olan şey faydalıdır. Doğru
düşüncenin pratik değeri, bu düşünceye karşılık olan nesnelerin pratik
değerinden çıkmaktadır.



Gerçekte bu nesneler, her zaman için faydalı olmayabilirler. Örneğin keçi
yolunun sonundaki ev, boş bir evse, açlıktan ölmek üzere bulunan sizin için
hiçbir faydası yoktur. Ama her nesne bir gün, bir zaman önem kazanabileceğinden,
herhangi bir durumda doğrulanabilecek bir genel düşünceler stokunu elde
bulundurmamız faydalıdır.



Doğru sözcüğü, doğrulama sürecini harekete getiren bir düşüncenin, faydalı
sözcüğü ise onun deneyde tamamlanan görevinin adıdır. Doğru düşünceler, faydalı
olmadıkça, değer belirten bir ad kazanamazlar.



Gerçek, düşünürken bize faydası olan şeydir, nasıl ki hak da eylem halinde bize
faydalı olan şeydir. İnsanlar içiri gerekli olan, uygun olan, iş görecek bir
kuram bulmaktır. İşte pragmacılık, bu kuramdır.



Görüldüğü gibi, uygulayıcılık, burjuva dünyasında pek tutulduğu ve pek yayıldığı
halde, bilimdışı bir kuramdır. Bilimi de açıkça yadsır. James'e göre "İnsanın
dünyadaki durumu, kedinin kitaplıktaki durumu gibidir; görür ve duyar ama hiçbir
şey anlayamaz".



Pragmacılar, dünyanın nesnel gerçekliğine gözlerini kapamışlardır. Gerçek, kendi
yararımıza göre belirlenir, özneldir. Pragmatizm, Dewey, F.S. Schiler tarafından
izlenmiş; ırkçılığı ve faşizmi açıkça savunmaya kadar çeşitli biçimlere
bürünmüştür.
_________________

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Pragmatizm Nedir? Pragmatizm hakkında...

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var: Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Acemi Forum Eğitim & Öğretim :: Ödevler & Tezler & Projeler :: Felsefe & Psikoloji -
Powered by phpBB © Acemi Forum
Copyright © 2007 By [-İDLE-] & adegerli33